Uğur MUMCU’nun Ağabeyi Hukukcu Ceyhan MUMCU,  CHP Genel Başkanlığı’na adaylığını koyan CHP milletvekili Fikri Sağlar’ın FETÖ ile yanyana durduğu günleri yazdı.

“BELLEK UNUTUR, ARŞİV UNUTMAZ”

Başlıktaki tümce Uğur Mumcu’ya aittir.

Bugünlerde CHP Genel Başkanlığına adaylığını koyan sayın Fikri Sağlar, hareketine bir de slogan bulmuş: “Devrimci Demokratlar”

Diğer yandan Aydınlık yazarı Sabahattin Önkibar ile Fikri Sağlar arasında yoğun ve sert bir tartışma süregelmektedir. Bu tartışmada Sabahattin Önkibar, Fikri Sağlar’ı Ergenekon tertibinde, yarısı tutuklu yarısı da firari cemaatçi yargıç ve savcı kisvesindekilere verdiği destekten dolayı suçladı.

Tartışmanın bu bölümünde Önkibar, gerçeği açıklıyor. Bu gerçek de arşivde yerini aldı.

17 bin sayfalık Ergenekon kararının İkinci Kitap A Bölümünün 850-854. sayfalarında “TBMM Susurluk Komisyonunda etkin görev yapmış dönemin CHP Milletvekili Fikri Sağlar’ın Gündem Siyaset isimli televizyon programı açıklamaları” başlığı altında Fikri Sağlar’ın açıklamaları geniş bir biçimde mahkumiyet kararının en önemli delillerinden biri olarak sunuluyor.

Karar gerekçesinde açıklandığına göre “Fikri Sağlar, Ergenekon terör örgütü ile ilgili dava sürecinde de, Fatih Karaca’nın 28.09.2008 tarihli ‘Gündem Siyaset’ isimli programına katılarak bazı değerlendirmelerde bulunmuştur. Mahkememiz bu programı getirtip çözümünü yaptırtarak dosya içerisine koymuştur.”

Fikri Sağlar’ın bu açıklamayı yaptığı 28.09.2008 tarihli konuşması aşağı yukarı Ergenekon duruşmalarının başlamasından bir ay öncesine rastlar.

Fikri Sağlar bu programda diyor ki;
“Aslında bence Susurluk diye tırnak içerisinde düzeni diye adlandırdığım bir düzenin devamı Ergenekon ve belki de Ergenekon bulunması doğrultusunda ikinci önemli şansı diye düşünüyorum.”

Sağlar’a göre “Ergenekon komünizme karşı kontrgerilla örgütlenmesi içerisine giren resmi ama yasadışı faaliyetler içerisine girebilen kurumların, kuruluşların Türkiye’de hala işbaşında olduğunun göstergesi.”

Sayın Sağlar, Doğu Perinçek, İlhan Selçuk ve Türkan Saylanları Gladyo mensubu diye suçlarken her nedense Fethullah Gülen’in Komünizmle Mücadele Derneği kurarak icrai faaliyete geçtiğini hiç duymamış ve görmemiş olduğundan Gülen cemaatinin komünizmle mücadelede en önemli bir araç olduğu olgusundan habersiz.

Gladyo konusunda “kimse bilmez ben bilirim” diyen Fikri Sağlar bu yorumunun devamında “Şimdi Ergenekon’a baktığımız zaman devletin daha dışarıda olduğu ortada aktif rolü oynayan baş rolü oynayan emeklilerin bulunduğu ama devletin içerisindeki kişilerle ilişki kurduğu en son dalgada işte tutuklanan beş teğmenin dördü ve bir öğrenci yani ilk defa muvazzaf bir subay” demektedir.

Sağlar bu yorumunda, şimdi partidaşı olan Teğmen Mehmet Ali Çelebi’nin emekli Kızılay Müfettişi Kemal Aydın’la ilişkilerini örnek gösteriyor ve Mehmet Ali Çelebi’nin şahsında “Gladyo ispatlandı” diye yorum yapılıyor.

Ergenekon sanıklarının “hedefi egemenlik mülkiyeti ile birlikte aslında statükonun korunmasıydı” diyor. Yani Mehmet Ali Çelebi statükonun korunması için Gladyo’ya girmiş!?

Fikri Sağlar’ın Ergenekon’da herkes suçludur diye tepindiği günlerde Levent Kırca, Tarık Akan, Demirtaş Ceyhun, Gülsen Tuncer gibi aydınlarımız ve TGB’li gençler büyük bir cesaretle mücadele veriyor ve bizlere destek oluyorlardı.

Fikri Sağlar bu aydınlara da fena halde kızıyor ve diyor ki; “Şunun altını bir kez daha çizmek istiyorum. Ergenekon davası laiklere karşı, ulusalcılara karşı, yurtseverlere karşı açılmış bir dava anlayışını ortaya koymaktan vazgeçmek gerekiyor. Bu kutuplaşmaya, kamplaşmaya neden olacaktır. Ergenekon davası Türkiye Cumhuriyeti’nin temel ilkelerini ve Türkiye Cumhuriyeti’nin dünya uluslar ailesi içinde saygın yer alabilmesi, demokrasinin tüm kurum ve kurgularıyla oluşabilmesi adına devletin içerisine sızmış olan bu gayrimeşru ve gayrikanuni yapının çıkartılması adına açılmış bir dava olarak görülmeli. Davanın seyri de öyle olacaktır.”

Davanın seyri, Sağlar’ın kehanetine uymamış ve bir kumpas olduğu konusunda Sağlar dışında uyuşmazlık da kalmamıştır.

Sağlar’ın Ergenekon’da gördüğü eksikler de var. Sağlar’a göre Ergenekon sanıkları 300’ü bile bulmuyor. Sağlar’ın kafasında iyi bir tutuklama listesi var. Sağlar diyor ki; “İtalya Temiz Eller operasyonunda iki başbakan, üçyüz yirmi altı parlamenter ve otuz altı bin bürokrat, iş adamı, sporcu aklınıza gelebilecek her türlü toplum üzerinde isim yapmış olan insanlar yargılandı”

Sağlar’ın verdiği sayılar bugünkü sayıya uygun çağrışımlar yapıyor ama şimdi “bir milyon mağdur var” demek daha uygun herhalde…

Sağlar bir diğer eleştirisinde de Özden Örnek’ten hareketle Ay Işığı, Eldiven ve Suga Darbe Planını iyi bilmesi gereken CHP’deki meslektaşları Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan’ın neden sanık olmadığı konusunda hayıflanıyor.

Ergenekon Gerekçeli Kararının 1175. dipnotunda diyor ki “Fikri Sağlar’ın bu konuşmayı yaptığı tarih henüz davanın sadece ilk iddianamesinin açıklandığı bir zamana denk gelmektedir. Daha sonra açıklanan iddianamelerde bu olaylar suçlamaya konu edilmişlerdir.”

Bunun da Türkçesi: “Fikri Abi emrin olur, biz onları da suçlayacağız” demektir.

Ne diyelim, CHP’li dostlarıma “Devrimci-Demokrat” Fikri Sağlar hayırlara vesile olur inşallah.

aydinlik.com.tr

 

PAYLAŞ