Nihat Genç dün Aydınlık Gazetesindeki köşesinde Chp’li Murat Hazinedar’ın “kırmızı dosya”sı hakkında yazısı tepki çekmiş olacak ki, bugün yazısında tepkilere cevaplar verdi. 

İşte Nihat Genç’in yazısı;

CHP, Murat Hazinedar’ı soruşturup ve kırmızı dosya içinde Kemal Kılıçdaroğlu’na teslim ettiği bu ünlü Kırmızı Dosya’yı neden açıklamıyor, diye iki gün önce bir yazı yazdım.

Yazı, halktan yoğun bir ilgi CHP’den ise çok yoğun bir tepki gördü.

Tepkilerin başında Manisa vekili Özgür Özel, telefonla aradı, dosyadan haberdar olan biri olarak konuşuyorum, dedi, Veli Ağababa’yı çok yakından tanırım, temizliği konusunda kalıbımı basarım, her yönüyle Veli Ağababa’ya kefil olurum, dedi. Bu itibarla Veli Ağababa isminin bir dedikodu içinde olsun isminin geçmesi beni çok yaralamıştır ve size her türlü söz ve yeminle söylüyorum ki, Veli Ağababa isminin bu söylentiler içinde olması haksızlıktır.

Özgür Özel Bey’in bu açıklaması karşısında, Özgür Bey, biz de sizi severiz ve sizin hassasiyetinizi tabii ki ciddiye alırız, aynen dediğiniz gibi, sizin bu hassasiyetinizi ‘teknik’ olarak belirteceğiz, ve yukarı satırlarda Özgür Bey’in bu samimi açıklamasını sunmuş olduk, saygıyla.

Sevgili CHP’liler, Romalılar!

Beni dinleyin…

Bahsi geçen yazımı bir daha okuyun, hukuki bir suç oluşturacak mahkemelik davalık bir şey yoktur, panik yapmayın.

Tehditlerinizi bana değil, lütfen, partinizi şaibeden şaibeye sürükleyen Kırmızı Dosya’ya yöneltin.

Hesap soracak, mahkeme edecek, dava açacaksanız Murat Hazinedar oradadır, onunla hesaplaşın.

Hesap soracak, mahkeme edecek, dava açacaksanız Kırmızı Dosya’yı bir türlü açmayan kamuoyundan saklayan partinizi şaibeler içinde çürüten CHP yönetimine yapın.

Hem Kırmızı Dosya’yı açmayacak hem şaibelerin yayılmasına ses etmeyeceksiniz hem de Kırmızı Dosya’nın varlığından ve neden açıklanmadığını söyleyen bir yazarı, tehdit edeceksiniz, yok böyle yağma!

Yazımı bir daha okuyunuz, Kırmızı Dosya açıklanmadığı için şaibeler aldı başını gidiyor ve bu şaibeler artık önlenemeyen dedikoduları çoğaltıp partiyi boğmaya çürütmeye başladı, deniyor ve bu dedikoduların geldiği safhaları anlatmak içinde dedikoduların bir çok vekil ismine ve yöneticiye nasıl bulaştığını anlatıyorum.

Kabarmayın, efelenmeyin…

Buraya kadar anlaşıldı mı, şimdi, sıkı durun!

Veliağababa ile Aykut Erdoğdu Beşiktaş Belediyesi üzerinden tekme tokat kavga etmiş mi?

Neden Aykut Erdoğdu çıkıp konuşmaz?

Aykut Erdoğdu orada yanınızda duruyor, pekala, ondan olup bitenlerin bilgisini alabilirsiniz.

Neden bunları söylemek bize kalır!

Neden bütün bunları bilen partilileriniz konuşmaz sessiz kalır ve bizler konuşup kötü ve davalık oluruz.

Siz arkadaşınızın arkasında ben de yazımın arkasındayım, her mahkeme ve hesaplaşmaya varım, Murat Hazinedar şaibesini CHP’den temizlemek için bir fedakarlık gerekiyorsa, görüldüğü üzere, kendimi fedai gibi ortaya attım.

Gelin bu şaibenin temizlenmesi için bir fedakarlık da siz yapın, dosyayı ve olup biten kavgaları bir bir anlatın.

Sizlerin güzel kokulu tertemiz bir çiçek olduğunuza ben de inanıyorum, ancak, bu bataklıkta bu çiçekler biraz daha fazla susarsa, yaşama nefes alma imkanları kalmaz, bataklık ve şaibelerin zehirli sarmaşıklarının sarılmadığı dokunmadığı kimse nerdeyse kalmayacak.

Kemal Kılıçdaroğlu dün akşam CNN ekranında, karşısında soru soran Ahmet Hakan Coşkun.

Sorular dört yandan ilerliyor, al aşağı FETÖ çık yukarı FETÖ, ancak sorular bir türlü Murat Hazinedar’ın FETÖ bağlantıları ve şaibeleri üzerine gelmiyor.

Sevgili CHP’liler!

CHP bu şaibelerle düzeltilmesi imkansız delilikler içindedir.

Bu şaibeler CHP’yi öyle yormuştur ki CHP içinde kimse yorgunluktan bu şaibeleri kovacak temizleyecek gücü kendinde bulamıyor.

Maalesef çürümüşlük içinde bataklıkta çırpınanların ‘çırpınması ve tehditleri’ bizden daha çok ses çıkartıyor.

Sırf CHP sırf başka alternatif yok diye çürümüşlük ve şaibeler karşısında susmayı ben kendime yediremiyorum, midesi her pisliği kaldıranlar, ne diyelim Allah yolunuzu açık etsin.

Oysa doğrusu şudur, şaibelerin üstüne kendimizi feda etme pahasına yürüyerek CHP’lilere özgüvenlerini yeniden hepimiz birlikte verebilmeliyiz.

Sevgili okuyucu, unutmayın, unutturmayın, bir çoğu şimdi vatana ihanetten yaka paça tutuklanıp Silivri’ye gönderilen güya liberallerle yeni CHP’nin işbirliğini bir daha hatırlayın.

CHP yeniden ‘dizayn’ edilirken liberaller ulusalcı ve Kemalistlere bunlar ırkçı, bunlar faşist bunların CHP’de ne işi var diye birlikte saldırıp büyük tasfiyeyi liberallerle birlikte gerçekleştirdiler.

Şimdi bu liberallerin bir yarısı içerde, bir yarısı CHP’de şaibeler içinde çürüyor.

Cemaat ve liberaller bizleri öldürmek için ırkçılık faşist suçlamalarla gırla gidiyordu, hatta ulusalcı ve Kemalistlere Hitler, Nazi benzetmeleri yapıyorlardı, unutmayın.

Bizi öldürmek bizi yok etmek için ‘bahaneleri’ biz Hitlermişiz, Naziymişiz.

CHP’yi dizayn ederken bizleri ve bir çok soylu vekili Hitler’e benzetmelerine bugünkü CHP içinden de pek bir itiraz gelmedi.

CHP’de üstelik aşağılık ifadelerle partiden kovulurken onlarca soylu vekili kimse savunmadı, kimse, bu vekiller üzerine, kalıbımı basarım dürüst adamdır, demedi.

Bir nefretleri vardı ve Hitler’i, Nazileri dahi nefretlerine bahane ettiler.

Şimdi uzaktan izliyoruz, bakalım, bir çoğu içeri tıkılmış bu liberallerin arkada bıraktıkları ‘ateşli takipçileri’ kimler?

Bakalım liberallerin bıraktığı ‘nefret bayrağını’ bugün CHP’de kimler dalgalandırıyor?

Bu liberaller ve CHP’deki işbirlikçileri, ebedi FETÖ mutluluğunu yakalamak için benim (evet halkımın ve bizatihi benim) canıma kastettiler.

FETÖ ve adamları CHP’de ebedi mutluluk içinde yaşasın diye, (evet beni kovup yerime şimdi içeri tıkılan FETÖ’cüyü getirdiler) bir çok soylu cumhuriyetçi yazarı hukukçuyu vekili kovdular.

CHP’nin içine FETÖ şaibeli nice ‘canlı bomba’ bıraktılar.

Genel başkan yardımcısından Halk TV yorumcusuna kadar bir çok FETÖ şüphelisi yakayı ele verdi.

Ancak ‘asıl canlı bombalar’ CHP’nin içinde, bu canlı bombalara karşı sessiz kalınırsa her biri ellerinde parti odalarında patlayacak.

Tavsiyem şudur, CHP’liler biz yazarlara karşı değil içlerine sızmış canlı bombalara karşı cesur olsunlar.

Şüphesiz Allah FETÖ’yle birlikte canlarıyla mallarıyla cihad eden CHP’lileri cennetiyle ödüllendirecektir, amin.

Allah yolunda cihad eden FETÖ’cülerin partilerine sızmasına sessiz kalanları şüphesiz Allah öbür dünyada köşklerinde ağırlayacaktır, amin.

Biz gariban kullar ise, mahkemelerin tehditlerin davaların cehenneminde helak olacağız!

Okuyucularım, arkadaşlar, yürüyün Seferoğulları, helak olana kadar, susmak yok!

PAYLAŞ