Ve Beklenen Açıklama Geldi, Cumhurbaşkanı Erdoğan; Putin’e Mektup olayı ve İsrail Anlaşması Hakkında Konuştu. 

Beştepe’de düzenlediği iftar yemeği sonrası konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya ve İsrail ilişkilerimiz ile ilgili şu açıklamaları yaptı.

“Rusya ile uçak krizimiz var. Bu olumsuzlukları kaldırmak için de adımları attım. Gönderdiğim mektupla vardığımız mutabakatın her iki ülkenin de hayrına olacağına inanıyorum. Putin’e gönderdiğim mektupta üzüntümü ifade ettim hem de bölgesel işbirliği imkanlarını hatırlattım. Zararımıza olan mevcut durumu geride bırakarak ilişkilerimizi süratle normalleştireceğimize inanıyorum. Bölgenin barış ve huzuru için bu yakın komşumuzla olan münasebetleri özellikle stratejik düzeyde attığımız adımları geliştirmenin de faydasına inanıyorum. ”

İsrail ile Anlaşma konusunda ; “Bilindiği gibi 2010 yılında Filistin’e yardım götüren Mavi Marmara gemisinin basılıp 10 vatandaşımızın şehit edilmesi hadisesinin ardından İsrail ile sorunlu bir döneme girmiştik. Bizim açımızdan kabul edilmesi mümkün olmayan bu hadisenin ardından ilişkileri düzeltmek için üçüncü tarafların girişimleri oldu. Biz en baştan beri 3 şart yerine gelmesi gerekir dedik. Başbakanken de söyledim, Cumhurbaşkanı iken de söyledim. Birincisi İsrail Türkiye’den resmen özür dilemelidir demiştim. 2013 yılında Obama’nın şahitliğinde İsrail Başbakanı bu özrü şahsen bana ifade etti. Bu kendileri tarafından da ifade edildi. İkinci şartımız İsrail’in mavi marmara’da şehit edilen masumların ailelerine tazminat ödemesiydi. Prensipte anlaşılan bu şartta 20 milyon dolar olarak rakamın kesinleştirilmesiyle yerine getirilmiş oldu. Yani her biri için 2 milyon dolar tazminat açılacak banka hesabına İsrail tarafından yatırılacaktır. Üçüncü şartımız Mavi Marmara şehitlerinin amacı olan bu uğurda canlarını verdikleri Gazze’de yaşayan Filistinlilerin hayat şartlarının iyileştirilmesi noktasında abluka veya ambargonun kaldırılması. Dün Roma’da varılan anlaşma uyarınca elektrik ve su alt yapısını, çünkü devamlı karanlıktalar, bunun çözülmesi lazım, ya dedik limana bir elektrik enerjisi veren gemi yerleştirelim, veya orada Almanların işlettiği santralden elektrik verelim. Bunun da bütün şebekelerini Türkiye olarak biz yapacağız. Şimdi bunu da kabul ettiler. Suyu da kabul ettiler. Gerekirse yılda 50 milyon metreküp suyu kendilerinin vermesi beyanında bulundular. Temel ihtiyaçlara kadar her alanda Gazze’ye Türkiye tarafından yardım ulaşacak. Bayram öncesi 14 bin tonluk gemiyle gıda, giyim gibi şeyleri de Mersin’den çıkarak Gazze’ye ulaştıracağız. Ayrıca Batı Şeria’daki sanayi bölgesi faaliyete girecek. Bütün bunları Filistinli kardeşlerimizle istişare içinde yürüttük. Abbas ve Meşal ile görüştük, gelişmeleri olumlu değerlendirdiler. Biz bugüne kadar Filistinlilerin veya Mavi Marmara şehitlerinin ruhlarını muazzeb edecek hiçbir şartı kabul etmedik. Gazzelilere nefes aldıracak adımları inşallah süratle atacağız. Cuma günü o gemi yola çıkıyor. ilk gemi Aşdod limanına ulaşacak. İnşallah bu yardımlarnı Gazze’ye teslimi ile Filistinli kardeşler ikinci bayramı yaşayacak. Batı şeriadaki Filistinli kardeşlerimizin hakkını korurken Kudüs’ü Mescid-i Aksa’yı da asla unutmuyoruz. İsrailin hukuksuzluklarına itirazlarımız elbette devam edecek. Ama bu durum katkılarımızı sunmamıza engel değil. Türkiye-İsrail anlaşmasının iki ülke ve Filistin için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu vesileyle ekonomik ilişkiler de çok farklı şekilde gelişecektir. Anlaşmada katkısı olan Obama başta olmak üzere herkese teşekkür ediyorum, teknokrat ve bürokratlarımıza teşekkür ediyorum. ”

 

PAYLAŞ