Amerika’nın “kürt koridoru” planına karşı , Türkiye’nin Suriye ve Rusya ile yeniden uzlaşma yoluna gitmesi ABD’yi rahatsız etmiş görünüyor. 

Davutoğlu’nun görevden alınmasından rahatsızlığını “adamımızı kaybettik” sözleriyle itiraf eden Amerika, Türkiye’nin “Suriye ve Rusya” ile yeniden yakınlaşma ihtimalinden endişesi dillendirilmeye başlandı.

Geçtiğimiz günlerde, pkk’ya yakın medya organları da bu konuda , “Türkiye, Suriye,İran, ve Rusya görüşmeler yapıp kürdistanı engellemek için güç birliği yapabilir” diyerek rahatsızlıklarını göstermişti.

ABD Dışpolitikalar sitesinde  Dick Cheney’nin ulusal güvenlik danışmanı John Hannah bu konuda makale yayınladı.

HOUSTON, BİR SORUNUMUZ VAR, CİDDİ BİR SORUN !!!

Türkiye yavaş ama engel olunamaz bir şekilde başaşağı uçuruma gidiyor. İşaretler gerçekten kötü. Despotluk, Terörizm, İç savaş..  Ufukta, “yönetim yetersizliği” ve “zorla bölünme” gibi senaryolar görünüyor.

ABD’li politikacılar, ne kadar tercih etmeseler de, şu soruyla karşı karşıya kalacakları gün yaklaşıyor olabilir: “Yoldan çıkan bir NATO müttefiki ile nasıl başa çıkılır?”

Yazısına böyle “manalı” başlayan Hannah, konuyu hızla Erdoğan’ın tek adamlık rolündeki ısrarına ve Davutoğlu’nu başbakanlıktan almasının yarattığı rahatsızlıktan söz ediyor.

Açılım masasının devrilmesinin , güneydoğu’da bölünme riskini artırdığını, ışid ile sözde mücadele eden “ypg/pyd” ile amerika’nın ilişkilerinin süreceğinin altını çizen Hannah,  Türkiye’yi Işid’e karşı etkin mücadele vermemekle hatta destek vermekle suçluyor…

İstanbul’un Hamas için güvenli bir metropol haline getirildiğini iddia edilen makalede, Türkiye’den Avrupa’ya akan mülteci krizini manipüle ederek Avrupa Birliğine karşı bir silah gibi kullanmaya çalışan Erdoğan’ın bu tutumunu ”utanmazlık’‘ ve ”yüzsüzlük” olarak tanımlanıyor.

Gözüken o ki, “kuveyt türk” bankası ile başlatılan “Türkiye’yi ışid’e destek vermekle suçlama planı” devam edecek. 

Türkiye’nin öteki Sünni terör gruplarına verdiği desteğin eleştirildiği yazıda, bilhassa Hamas için İstanbul’un güvenli bir cennet haline getirildiği iddia ediliyor. Tüm bunlara rağmen Türkiye’den Avrupa’ya akan mülteci krizini manipule ederek Avrupa Birliğine karşı bir silah gibi kullanmaya çalışan Erdoğan’ın bu tutumu”utanmazlık’‘ ve ”yüzsüzlük” olarak tanımlanıyor.

ABD’nin artık Erdoğan Türkiye’sini bir felaket tehlikesi olarak görmeye başladığını iddia eden Hannah, Obama’nın tüm baskılarına rağmen Türkiye’nin IŞİD’e karşı etkili tavır sergilememesini bir NATO üyesi olarak kabul edilemez olduğunu söylüyor.

TÜRKİYE, ERDOĞAN’DAN KURTARILMALI

Erdoğan Türkiye’sinin , ortadoğu ve avrupa için risk olduğunu savunan Hannah, aynı zamanda bölgedeki terörü körükleyen kişi olarak algı oluştuğunu söylüyor.

Türkiye’de askeri darbe riskinin hala mevcut olduğunu, buna karşılık Erdoğan’ın TSK ile iyi ilişkiler kurarak bu riski düşürmeye çalıştığını yazan Hannah, Cumhuriyet değerlerinden uzaklaşılan, islami rejime doğru sürüklenen ortamda “darbe” olasılığının ihtimal dahilinde olduğunu belirtiyor.

ZARRAB KONUŞABİLİR !!!

Reza Zarrab’ın Erdoğan ve ailesi ile güçlü bağları olduğu belirtilen yazıda, “aba altından sopa göstermek” şeklinde Türkiye tehdit edilmiş,

Hannah’ın yazısında Zarrab’ın köşeye sıkışarak yapacağı açıklamaların ucunun sonunda Türkiye’de en üst makamları zor duruma düşürebileceği ve nihayetinde ABD’de bulunan yargının alacağı kararın Erdoğan’ın politik kariyerini sonlandırabilecek ölçüde bomba etkisi yaratabileceği de belirtilmiş.

Erdoğan’ın eline koz vermemek için İncirlik Üssü için alternatif ülke arayışına başlandığı ve Irak’ın Kürt bölgesi, Birleşik Arap Emirliği ve Ürdün’ün alternatif olarak liste başındaki seçenekler olarak düşünüldüğü yazılmış.

HESAPLAŞMA GÜNÜ YAŞANMASI İHTİMAL DAHİLİNDE

Makale şu çarpıcı paragraf ile son bulmuş…

ABD’li yetkililer yıllardır, ‘sorunun korktukları kadar kötü olmadığını’ ya da ‘meselenin kendi kendine çözüleceğini umut ediyorlardı’ , böylece jeo-stratejik olarak en önemli toprakların bir bölümü üzerine kurulu ve uzun yıllardır müttefikimiz olan bir ülke hakkında zor kararlar alma durumuyla karşı karşıya kalmaktan kurtulacaklarını umdular. Ancak ihtiyat galip gelmedi. Tersine, ERDOĞAN PROBLEMİ giderek kötüleşiyor, büyüyor ve ABD ÇIKARLARI için çok daha büyük riskler yaratmaya devam ediyor. Er ya da geç bir hesaplaşma günü yaşanması ihtimal dahilinde. ABD, zararlarını azaltma hazırlıklarına şimdiden başlamalı.”

ForeignPolicy

PAYLAŞ